hit tracker
Sakarya Üniversitesi Öğrenci Topluluğu
Aralık 03, 2008, 03:27:19 am *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: GencSau Magazin | Kasım
 
  Ana Sayfa   Forum   Yardım Takvim Duyurular Yonetim Kadrosu Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Prof. Dr Rıchard Sennett: ‘amerika Çöküş İçinde’ ....  (Okunma Sayısı 57 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
SaVaSÇı_ŞaiR
__BORAN__
Harbi GencSau lu
*****

Site puanı: 37
Offline Offline

Fakülte: İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Giriş Yılı: 2005
Mezuniyet Yılı: Devam
Mesaj Sayısı: 587


-_-_ Sadece Yalnızlık-_-_


« : Eylül 15, 2008, 02:22:58 pm »

PROF. DR RICHARD SENNETT: ‘AMERİKA ÇÖKÜŞ İÇİNDE’
   
 


Prof.Dr. Richard Sennett, ‘Kamusal İnsanın Çöküşü’ ve ‘Otorite’ başta olmak üzere çevrilmiş kitaplarıyla  Türkiye’de de  tanınan bir isim.   New Yok Üniversitesi’nde ve London School of Economics’te tarih ve sosyoloji dersleri veren Prof. Dr. Sennett, ağırlıklı olarak sanayi toplumunda çalışma koşullarını inceliyor. Küreselleşmede  ‘esnek çalışma’ koşullarına getirdiği eleştirileriyle tartışma yaratan Sennett, şehirler ve şehir planlama, kültür sosyolojisi ve çalışma hayatı konularında otorite bir isim.  Komünist bir Rus göçmen ailenin çocuğu olarak 1943 yılında Chicago’da bir yoksul mahallesinde doğan Sennett, Harvard’a girebilmeyi başarmış kuşaklardan.
»Sayın Prof Sennett, ABD son on yılların en ağır ekonomik ve mali krizini yaşıyor. Bu Amerikan toplumunu nasıl etkiliyor? 

Amerikan toplumundaki eşitsizliğin bu zamana kadar saklanmasının tek nedeni herkesin kredi ve borç alarak yaşamasıydı. Toplumda sayısız kredi kartı sahibi olma ve ipotek kullandırma yoluyla yaratılan illüzyon şimdi yıkılıyor. Sadece işlerini değil evlerini de kaybeden insanlar alıştıkları tüketim düzeyini koruyamayacaklar. Bunun derin bir anlamı var: Amerikalılar kendilerini kapitalizmin kazananları sanıyorlardı.  Bu kendine güven kayboldu ve bu duygu şimdi yerini çöküş duygusuna bırakıyor.

»Bu esaslı görüşleriniz için kanıtlarınız var mı?

Benim araştırma alanım çalışma yaşamı. Yaşanan sadece mali kriz değil, ABD’nin dünyayla rekabet gücünü oluşturan işçilerin donanımıyla  da ilgisi var olayın. ABD, Avrupa ve Çin’de olduğu gibi geniş halk kesimlerinin yetenek ve gücünü artıracak bir şeyler yapmayı başaramadı. 21. yüzyılın başındaki ‘fos çıkan ekonomik patlama’ insanlarda donanımsızlığın önemsiz olduğu gibi yanlış bir algılama yarattı. İnsanlar şimdi yanıldıklarını anlıyorlar.

»Diğer gelişmiş ülkelerdeki işyerleri de 3. dünya ülkelerine kaçıyor. ABD’nin  Avrupa’dan farklı ne?

Bu hangi Avrupa ülkesinden bahsettiğimize bağlı.

»Mesela Almanya’yı ele alalım…

Size şaşırtıcı gelebilir ama Almanya bu krizi atlatmak için ABD’den daha uygun bir durumda. Almanya’daki işçiler daha iyi eğitimli. Çıraklık eğitimi sistemi çok iyi. Almanya bütün dünyaya yüksek teknoloji ve makine ihraç ediyor. ABD’deki okur yazar olmayanların oranı yüzde 28.

»Bu ciddi mi?

Etkili okur yazarlıktan bahsediyoruz, yani bir kimse yapacağı sözleşmeyi  okuyup anlayabiliyor mu ve bir metni okuduğunda doğru anlıyor mu? Buna bakmak lazım. ABD’de eğitim düzeyi çok düşük. ABD mühendis ve programcı ithal ediyor çünkü burada uygun kimse yok. Bunu söylemenin tuhaflığının farkındayım: ABD zengin bir ülke ama çöküş içinde!  Bunun siyasetle bağlantısına gelince: 4 Kasım’da seçmen nostalji ile bilinmezliğe doğru gidiş arasında bir tercih yapacak.

»Bununla somut olarak ne söylemek istiyorsunuz?

Hem senatör  John McCain hem de yardımcısı Sarah Palin, güvenli ve zengin geçmişe dönüş özlemini  temsil ediyor. Bunun aksine demokratların çoğu birçok şeyin yanlış gittiğinin, işçilerin durumunun kötü olduğunun ve bazı tüketim akışkanlıklarının yıkıcılığının farkında. Bu sonuçlarla ne yapabilecekleri ama henüz net değil.

»Neden işçilerin durumu kötü olsun ki? İşsizlik oranı Almanya’dan daha düşük…

Böyle görünmesinin nedenleri arasında yalnızca part - time çalışanların ve hapishanedeki 1,5 milyon işsizin, işsizlik istatistiklerine alınmamsıyla ilgisi var. Böylece yanlış bir resim ortaya çıkıyor. Ayırt edici nokta ise donanım eksikliği. Bir öğretmen ABD’deki High- School ve Almanya’daki lise mezunu arasındaki 1- 2 yıllık  farkı size hemen söyleyebilir. Aşağılardaki durum ise çok daha kötü.   İşverenler çalışanlarının eğitimine önem vermez. 40 – 50 yaşındaki işçiler, yeni teknolojiyi ve şartları öğretmek yerine sık sık köşeye atılır. Japon ve Amerikan otomobil endüstrisinin çalışanlarına baktığınızda bu ayrımları görürsünüz. Amerikalılar aptal değiller sadece onlara eğitim verilmiyor.

»Amerikan toplumu krizin fakında mı?

15 yıldır işçilerle anketler yapıyorum. Her geçen gün gelecekte iş yeri garantisi konusunda güvensizlik büyüyor. Bu güvensizlik ama hiçbir istatistikte yer almıyor. İnsanlar krizin farkındalar ama buna henüz bir ad koyabilmiş değiller.

»İnsanlar tüketim alışkanlıklarını değiştiriyor mu?

Hayır, asıl sorun da bu ya… Tipik Amerikan yaşam biçimi hala egemen: Mutsuzsan alışverişe git!

»Ekonomik açıdan ama çözüm belli: ABD yenileşme krizi içinde ve sonuçta tasarruf artışıyla bu işin içinden çıkılacak…

Böyle işlemiyor bu iş.  Ekonomik büyüme durmuş ve bunun yaşam biçimimizle can alıcı bir ilişkisi var. Gerçekten ülkede tam saat çalışanlarının sayısının ne kadar az olduğu herkesi şok ederdi. Tarihin ironisidir ki, ABD iş dünyasında yabancılar ve göçmenler, yerli Amerikalılardan daha iyi durumdalar. Bunun iki nedeni var. Birincisi göçmenlerin tüketim alışkanlıkları yerlilerden farklı. Daha çok tasarruf ediyorlar ve tüketim kültürüne teslim olmuş değiller. Ve sonradan gelenler eğitim ve kendini geliştirmeye yerli ABD’lilerden daha fazla önem veriyorlar zaten bazıları da iyi eğitimli olarak ülkeye gelmiş oluyor.   Koreliler, Kenyalılar, Brezilyalılar ve Dominik Cumhuriyetinden gelenler bu kategoride değerlendirebilir.

Geçen yıl Ocak ayında Obama’nın aday bile olamayacağını söylemiştiniz?

Ben ülkedeki ırkçılığın Obama’nın adaylığını engelleyecek kadar büyük olduğunu düşünüyordum. Ama böyle çıkmamasından mutluyum.

»Diyelim ki, seçimi Obama kazandı ve siz de onun danışmanısınız. En önce ne önerirsiniz?

En önce okullara daha çok para ayırmasını isterdim. Bu bizim sahip olabileceğimiz tek geleceğimiz. Geçen yıl okullarda spora, fen bilimlerinden 600 kat daha fazla para ayrılmış düşünebiliyor musunuz?

»Eğitim sisteminde yanlış olan ne? Bütün dünya sizin üniversitelerinize girmek istiyor…

Elit üniversiteler olağanüstü ama bunların sayısı yüz kadar. Ama bir basamak aşağı inin, orada beğenebileceğiniz hiçbir şey yok. Her yerde böyle: ABD’de yukarısı göz kamaştırıyor, aşağıda ise büyük toplum kitlesi tamamen çözülme tehdidi altında. Harvard, sadece çok az kişinin erişebileceği bir rüya. Bunun dışında ise   karşılaştırılabilecek bir şey yok. ABD üzerine en büyük mit ise, ABD’nin sınıfsız toplum olduğu masalı.

»ABD’de sınıfsal farklılıklar belki Avrupa’dan büyük ama ABD’de de bir insan çok çabuk en alttan en yukarı çıkabiliyor…

Bunlar herhalde sizin dolaştığınız yerlerde karşılaştığınız kişiler. Ama ABD’de sosyal geçirgenlik 1970’li yıllardan itibaren azaldı. Yoksulluk içinde doğmuş birinin Harvard’a gitmesi mümkün değil. Tam tersine yoksullar daha da yoksullaşıyor. En şanslılar arsında, yoksul orta sınıfa kadar gelebilenler var. Herkesin istediği kadar yükselebileceği kalıbı ise çoktandır işlemiyor.

»Niye böyle oldu? Hangi nedenlerle oldu?

Bunun eğitim sistemiyle ve kurumların tutumlarıyla ilgili çeşitli nedenleri var. ABD’deki normal şirketlerde işler google’daki gibi yürümüyor. Ve Devler konusu: Birçok siyah yalnızca kamuda iş bularak içinde bulunduğu durumdan kurtuluyordu. Şimdi kamu sektörü küçüldü ve mesela genç bir siyah kadın kamuda sekreter olarak iyi bir işe başlama şansı varken şimdi yalnızca kötü işlere talim etmek zorunda.

»ABD’de sendikalar hangi rolü oynuyor? 

ABD’de mesela Almanya’daki gibi sendikalara sahip olsaydık her şey daha iyi olabilirdi. Ancak bizim sendikalar yalnızca eski üyelerinin çıkarlarını korumaya uğraşıyor.

Size bir şey söyleyeyim. Avrupa’da siz sendikaların işyerinde söz ve karar hakkını belki iyi bulmuyorsunuz ya da yetersiz görüyorsunuz ama bu çok önemli. ABD’de işçilerin işyerinde hiçbir söz hakkı yok. Bir şeyden yakınmak istediğinizde buna hakkınız bile yok. her şeyden önce habire yapısal değişikliklere giden şirketlerde çalışanlar artık kendilerini işiyle bağlantılı bile hissedemiyor,  çünkü durumları her an değişebilir. İşyerinde söz ve karar hakkımız olsaydı her şey daha farklı olabilirdi. Birçok sendika için burada, Almanya’daki sendikaların ve işçilerin durumu bir rüya.

»Bütün işsizlik rakamlarına rağmen mi?

Biliyor musunuz siz Almanlar ve İskandinavlar, çok yakınıyorsunuz. Yakınmaktan özel bir zevk alıyorsunuz herhalde. Şunu söyleme yeteneğiniz yok: Evet, biz çok iyi bir şey yaptık!

»Vızıldanmayı kesin mi demek istiyorsunuz?

Evet, ve önemli bir şey daha var: 2. Dünya Savaşından bu yana Avrupalılar ABD’yi model olarak alıyor. Amerika bir model olmamalı.

»Almanya ABD’ye model olabilir mi?

Sosyal devlet bölümlerinde, evet.

Kaynak: www.sueddeutsche.de Nikolaus Piper, çeviri ve redaksiyon: Selami İnce

***

Cumhuriyetçiler kazanırsa kriz derinleşecek

“Barack Obama kendini krizin içinde görüyor. Obama’nın ilk reaksiyonu  ve içgüdüsü devlet   korumacılığının  artırılmasıydı. Obama’nın problemle baş edebilmek için henüz bir programı yok. En azından bu krizin mali boyutuyla ilgili böyle. Ama çevresindeki insanlar düşünmeye devam ediyor. Obama çevresinde çok iyi bir ekonomik danışman ekibine sahip. Cumhuriyetçiler ise fantezi partisi konumuna geldi.   George Bush global kontrol rüyası görüyor, McCain ise güçlü karakter fantezileri için de, yardımcısı Palin ise,   küçük, sağlıklı ve zengin Amerikan küçük şehri hayali peşinde.  Benim için bitmiş bir figür. Cumhuriyetçiler kazanırsa Amerikan krizi daha da derinleşecek. Obama henüz ne yapmak zorunda olduğunu bilmiyor ama en azından gerçekçi. En önemlisi de çevresinde ülkenin değişmesi gerektiğine inanan genç insanlar var ve bunları harekete geçirebiliyor. Obama’nın kazanmasını umuyorum.”

Logged

Aşk başlamadan güzel,
Kalplerde heyecan
Bakışlarda korku olduğu zaman güzel...
Birbirimize sezdirmemek için çırpınış,
Başkaları görmesin diye çabalayış,
Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman...
Aşk başlamadan güzel....
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Mortgage Calculator | Turquoise Rings | Bad Credit Mortgages | Loans | Mortgage Calculator
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!