Anneler çocuklarını ilgi için öldürüyorsa o ortamda yanlış bi şeyler vardır sevgili Radikal Cumartesi. Bu hafta gazetede manyak bi anne haberi vardı. Hani yıllardır TAN gazetesi 3. sayfa geyiği zannederdik ya: ‘Baba değil canavar’ diye bi başlık modeli vardır, işte tam da o kafada bir olay. Anne değil canavar. Hem de Van Gölü canavarı. Şimdi ‘Van Gölü’nden bi harfle 301’e girebilme ihtimali bile var, öyle enteresan bi ortadayız...
Belki de inceden ve farkında olmadan ahlak anlayışımız değişiyordur. Ne demek değişiyordur, hem de cayı cayır değişiyor. Eskiden TV’deki öpüşme sahnelerinde bile annelerinden babalarından utananlar, rüşvet almayı büyük ayıp olarak görenler hep geride kaldı. Artık bazı meslek grupları için rüşvet neredeyse legal.
İşin garibi, bunu söylemek bile dert. Şimdi şu, şu bi de şu arkadaşlar sürekli rüşvet alıyor, yazsak sıkıntı oluyor. Ama tabii rüşvet alsam sıkıntı olmaz. Ne güzel. Keşke şöyle güzel rüşvet alabileceğim bir işte çalışsaydım. Aslında gazetede de güzel ekmek var. Ama daha ekmeğe ulaşamadım. Kuyruk uzun.
Tayyip’in yeni rozetini gördünüz mü? Acaba, bu arada, Tayyip’e Tayyip dediğim için başıma
bi şeyler gelir mi? Ben samimiyetimden öyle hitap ediyorum, mesela Baykal -ona da neden Baykal diyorsam?- böyle değil.
Pırlanta daha samimi, çok daha gönülden!
Neyse, gelelim rozete. Rozet, Türk bayrağı. Bir önceki rozeti gibi. Fakat bir farkla, bu kez rozetteki ay ve yıldız pırlantadan. Tabii ya, neden düşünemedik? Pırlantadan ay yıldız, çok daha samimi. Çok daha gönülden... Zamanında ayağındaki çoraplara bile adının baş harflerini yazdıran bakanlar yetiştirmiş bir ulusuz.
Ben açıkçası başbakanımızdan çok etkilendim. Hemen Pazartesi gidiyorum, annemden akuzladığım elmaslarla (Ailecek Güney Afrika’da elmas işindeyiz biliyo musunuz?) tişörtlerime elmas ay yıldız yaptırıp, ardından yeni bir parti açacağım. Adı da ‘Yeni Seks Partisi’ olacak. Aslında adı konusunda tam emin değilim ‘Demokratik Seks Partisi’ ya da ‘Hedonist Hareket Partisi’ de olabilir. Parti programı az çok belli. Sizlerle parti tüzüğümüzün bir kısmını paylaşmak istiyorum.
1. Partimiz herkese açıktır. Herkesin de partimize açık olmasını dileriz.
2. Din, dil, ırk, sosyal statü, aylık gelir ayrımı yapmadan herkese eşit davranacağız.
3. Partimiz hukukun üstünlüğüne inanmaktadır ama bir numarada tabii ki gugukun üstünlüğü gelmektedir (Çok da hızlı değildir).
4. Partimizde rüşvet tamamen yasak hale gelecek. ‘Rüşvet yiyenleri biz de yeriz’ mottomuz olacak. Rüşvet yiyenleri lüleden yemece.
5. Kadına pozitif ayrımcılık uygulanacak.
6. Avrupa Birliği, partimizin programında önemli bi yer tutuyor. Norveç’i de en hızlı şekilde AB’ye almak için elimizden geleni yapacağız. Bunun dışında da AB’ye girmek için elimizden geleni ardımıza koymayacağız. Zorlu bir görev ama başaracağız. Çünkü inanıyoruz. Bizimle inanır mısınız?
7. Partimiz Türkiye’yi hak ettiği yere getirmek için ‘gerektiği kadar’ çalışacaktır.
8. Partimiz iktidarı ele aldığında, diğer muhalefet partileri önce korkacak, sonra da susacaklardır. (Ne biçim Türkçeyse bu!)
9. Partimiz sivil toplum kuruluşlarına hep destek tam destek felsefesiyle yola çıkmıştır. Sivil bir toplum hepimizin hayalidir.
10. İnsan hakları, 10. maddeye denk gelse de partimiz İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’yle tamamen uyumludur. Orada ne yazıyorsa, burada da öyle yazıyor diye düşünebilirsiniz (Beyanname çok uzun, yazmak istemedik).
Denktaşımı kendim aldım...
11. Hayvan hakları da en az insan hakları kadar önemlidir. Kedi, köpek ve diğer tüm politik organizmalar dostumuzdur. Ama dost most tanımayız, gerekirse ilacı basarız organizmaya.
12. Partimiz yararlı bakterilerle dost, zararlı bakterilerle küstür.
13. Komşu ülkelerle ilişkilerimizi en iyi seviyeye çıkarmak üzere devlet büyükleri seviyesinde yakınlaşmalar yaşamak, partimiz iktidarı eline alınca yapacağımız ilk iş olacaktır. Mesela Yunanistan’da çok güzel kızlar, erkekler var. Düşünsenize, şöyle güzel bi aşk yaşamışsınız, sonra iki ülke arasında sorun çıkar mı? Dünya barışı için komşularımızla nefis ortamlara gireceğiz, çıkacağız, sonra yine girip gerekirse çıkacağız.
14. Türban meselesini bu iktidarın çözeceği yok. Partimiz devreye girince türban meselesi de çözülecek. Anlaşma ve uyum içinde kim ne isterse onu giyecek, mahalle baskısının üzerine tuz ruhu dökülecek. Toplum eşit olacak.
15. Sağlık konusunda partimiz çok titizdir. Partimiz için en önemli şey hijyen ve gizliliktir. Türkmenistan örneğindeki gibi bir şey denemek istiyoruz. Ülkedeki tüm hastaneleri kapatıp ülkenin ortasında dev bir hastane açacağız.
16. Küresel ısınma ve çevre sorununa eğilenlere partimiz de destek olacak. Partimiz gelecek nesillere ve vatandaşa çevre bilincini aşılamak için, yaz geceleri çıplak denize girme etkinlikleri yapacak. Bu etkinlikler dahilinde çevrede
yüzen Badem ya da Deniz Baykal varsa, onlara da dikkat edeceğiz. İyi davranacağız.
17. Partimize giriş için gizli şifre olarak ‘Denktaşımı kendim aldım, tek başıma devrim yaptım, kıymasınlar canıma’ sözlerini Nil’in şarkısı melodisiyle söylemek zorunlu olacak. Gizli şifreyi de buraya yazdık, hadi hayırlısı.
Parti şimdiden çok seks getirecek, eminim. Parti tüzüğüne haftaya devam edeceğim (İsmet Berkan style).
Hepinize salon, sevgi ve saygı yolluyorum.
http://sezyumcom.blogspot.com