merhaba arkadaslar,
Bu hafta içinde bir günlüğüne Krakow'daydım.Aslında bir günden fazla bir ziyaret olacaktı ancak içinde Çek Vizem(oturma iznim) ve Schengen Vizemin bulundugu pasaportumu Ostrava'da unuttugumu Polonya sınırına çoktan girmişken hatırlayınca işler degişti .Sınırı geçebildim kontrol yok (nitekim Budapeşte'ye de vizesiz giriş yapmıştım laf aramızda

) ancak hostellere pasaport numarasıyla kayıt yaptırıldıgı için geri dönmek zorunda kaldım.

Bir günlük bir gezi olmak zorunda oldugunun bir ayrımına vardım tabii ve trenden iner inmez gidiş biletimi onayattırıp Auschwitz yolunu bulmaya koyuldum.Çok yardımsever olduklarını söyleyemiyorum maalesef Polonyalıların.Burda dilinizi bilmeseler bile gideceginiz yere kadar size eşlik ediyor insanlar(çok alıştım galiba ben buraya

) Belki 30 kişiye yol sorarak Auschwitz'e kalkan otobüsü buldum ve kendimi o yorgunlukla yaklaşık bir saat süren ancak bana bir ömür gelen yol boyunca otobüsün rahat koltuklarına attım...
Ve işte Auschwitz...(Tek başına yapılan bir gezi sırasında özel rehber tutmak çok pahalıya patlayacagı için bilgileri bilgi tabelalarından ve İngilizce-Almanca konusan grupların rehberlerine kulak misafiri(!) olarak kaydettim.Umarım yararlı olur..)

Auschwitz dönemin kurulan en büyük toplama kampıdır.yaklaşık 1.5 milyon insanın bu kampa yerleştirildigi ve bunun da 1.1 milyonunun öldürüldügü bildiriliyor.Toplam bu tür kamplarda ölen insan sayısı ise yaklaşık olarak 6 milyon.Bildigimiz gibi Yahudilerin yanısıra çingeneler,homoseksüeller ve polonyalılar bu kamplara toplanmış ölüme kadar götüren agır işkencelere maruz kalmışlardır.
1944'ün ikinci yarısında Kızıl Ordu gücü sayesinde SSler bu kampları "mahkum"lardan boşaltmaya başlamış,ancak bu serbest bırakıldıkları anlamına gelmesin,Almanya'daki kamplara transfer edilmişler.1945 Ocak aylarında son transferler yapılmış,17-21 ocak 1945 SSler yaşayan,yürüyebilen 56.000 mahkumu salıvermiştir.Bunların çogu hayatını Mart ayında kaybetmiştir,ve buna da "Death March" " Ölüm Yürüyüşü(tr)" denir.


Kamp orkestrası..Bu müzik grubu gördügünüz yerde toplanmak ve mahkumlara marşlar çalmak zorundaydılar.mahkumlar işe marş adımlarıyla gidip gelmekteydiler.

7 Ekim 1941 de Auschwitz'e kamp kuruldu ve yaklaşık 1obin erkek mahkum olarak kaydedilip 1,3,12,14 ve 22,24 numaralı bloklara yerleştirildiler.Fotografta gördügünüz yapılar bloklardan bir görünüş.Bloklarda kendi aralarında bölümlere ayrılıyor onları da diger resimlerde ayrıntılarıyla anlatacagım.

polonyalı bir mahkum kaçarsa,diger aile üyeleri tutuklanıp Auschwitz'e getiriliyordu.Gelme sebeplerini belli edecek bir imza taşıyorlardı ve mahkum bulununcaya kadar yine kötü koşullar altında yaşıyorlardı.Diger mahkumlar görsün ve cesaret edemesinler diye.
Yukarda resimdeki tahtanın hikayesi şudur: 19 temmuz 1943de büyük transfer esnasında 12 mahkum isyan çıkarmış ve tabii ki sonları bu tahtada asılarak ölmek olmuştur(resimdeki tablodalar).Daha sonra bu tahta kaçmaya çalışırken vurulan mahkumların cesetlerinin ibret olarak asılmaya başlandıgı yer haline gelmiştir.

Almanların ilaç sektöründe bugün söz sahibi olmalarını Auschwitz ve bunun gibi onlarca kampta yapmış oldukları insanlık dışı deneylere borçlu olduğu söylenir.Bugün bile faaliyette olan birçok Alman firması, kitlesel kıyımın hangi yöntemle yapılacağına dair projeler üretmiş,bunlardan biri olan gaz odası Eylül 1941'de 850 tutsak üzerinde denenmiş,7kg ZyklonB gazı verilerek 20dk da öldürülmüşlerdir.Ölüme gidecekleri bu odaların yapımında yine kurbanların çalıştırılması ne kadar acıdır...Yukarda belirttigim gibi bloklar da ülkesine ve mahkumun suçuna göre kendi içinde ayrılıyor.örnegin 19,21 ve 28 nolu bloklar hasta mahkumlar için.İlk oda doktorun odası.

bu fotograflar fransız blogundan..Çogu çocuk ve dört duvar bu fotograflarla cevrili...digeri ise öldürülen insanların gölgeleri.odaya girince beliriyorlar ve insanın tüylerini ürpertiyor o olay kesinlikle.

Italyan blogundaki italyan mahkumları için yapılmış anıt.


Kamp görevlileri ve Gestapo tarafından belirlenmiş kuralar ve mahkumların öldürülme sebepleri:
-Kampta isyancı faaliyetlerde bulunmak,
-polonya'da verilen emirleri yerine getirmemek,
-Kamptan kaçmaya çalışmak,
-İsyancılarla,kaçmaya çalışna mahkumlarla işbirliği yapmak veya kontakt kurmak,
-Polonya'da vatansever hareketler başlatmak.
mahkumların kaldıgı odalardan birkaç fotograf: (maalesef çogunda fotograf çekmek yasak oldugu için çok az fotografım var...)




Yaşam ve temizlik koşullarının zor oldugunu yazmama gerek yok sanırım.Üstteki fotografta oldugu gibi yaklaşık 300 baraka mahkumların yatagı olarak kullanılmaktaydı.Bu barakalar işgal edilmiş ve artık yaşanmaz hale gelmiş köylerden alınan materyallerle yapılmıştır.700.000den fazla mahkumun burda yatmış oldugu söyleniyor.

11. blok...Sanırım Auschwitz'in en korkunç ve iç acıtan bloğu 11. blok. Yalnız fotograf cekmek yasaktı,o yüzden sdc ögrenebildigim şeyleri yazmaya çalışacagım...
Bu blok "Death Block" "Ölüm Bloğu" olarak adlandırılmış.Kampın merkez blogu diyebiliriz.Kadın erkek bütün Auschwitz kampından mahkum burada toplanmış.Bu insanların çoğu kaçmaya teşebbüs,dış dünyayla bağlantı kurmak,isyan organizasyonu yapmak veya yardım etmek vb suçlardan yargılanmış..Burda bu sucların degerlendirmesi yapılıyor ve neredeyse hepsinin cezası aynı "Ölüm Duvarı"...Ölüm duvarında mahkumlar duvarın önünde duruyor ve kursuna diziliyor.İnanın orda olmalısınız..Tüylerim diken diken oluyor..çünkü herşey gecen onca yıla ragmen canlılığını koruyor.
Altta yayınladıgım fotograflar tüm hayatımı tehlikeye atarak

yasak bölgelerden çekebildigim fotograflardır...

her mahkuma suçuna göre farklı bir renk veya simge veriliyor.temel olarak:
Kırmızı: politik suçlar
siyah beyaz ve "Z" harfi olan: "Zigeuner" Çingeneler...
SU: Sovyet mahkumu
Pembe:Homoseksüeller
Yeşil:adam öldürme gibi suçlar
Mor: Misyonerler

kampa girmeden önce 75 kilo olan 31 yaşındaki orta fotograftaki kadın kampta 25 kiloya düşmüş.

Başka bir darağacı...daha önceleri burada isyan cıkaran mahkumlar asılırken savastan sonra Auschwitz'in ilk kumandanı Rudolf Höss Polonyalı Milliyetçi güçler tarafından burda asılmıştır.





Kazan odalarında maalesef yine çekim yapılmasın aizin yok ancak ben saniyeyle anlatılabilecek hızlılıkla bu ftografları almaya çalıştım..Her ne kadar düzgün olmasa da fikir vermiştir umarım..
ve son fotograf..arkadasla
r Auschwitz'de gezerken Israil bayraklarını sırtına almış bir grup yahudi genc gördüm.Rehberler eşliğinde...Oldukça hüzünlüydüler hatta çogu kriz geçirmiş durumdaydı diyebilirim.Nitekim ben bile hıçkırıklara boğuldum gezerken.örnegin o zmnlardan kalma bir sarkıyı dinledim yahudi bir mahkumun sesinden ve içler acısıydı.Bazen kelimeleri anlamazsınız ama yine de söylenenler acıtır ya insanı.Bana yakınlarken aşagıdaki gence "merhaba" dedim, "bakın ben müslümanım ve sizin acınızı paylaşmaya,bu insanları anmaya geldim.Gözyaşı döküyorum bu suçsuz insanlar için.Savası lanetliyorum.Öyleyse siz de masum insanlara işkence etmeyi bırakın lütfen,geçmişten ders alalım ve buna bir dur diyelim" deyip ayrıldım yanından..Umarım biraz düşünmüştür.Fotograftan bunu anlıyorum...

Sabrınız ve okudugunuz için çok teşekkür ederim.Meltem.