hit tracker
Sakarya Üniversitesi Öğrenci Topluluğu
Mart 16, 2010, 07:57:17 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: 4. Kitap Yardımı Kampanyası
 
  Ana Sayfa   Forum   Yardım Takvim Duyurular Son Konular Etiket Yonetim Kadrosu Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Gitarcının Aşkı (açmadı kapıyı.o umudu yasamak istedi...)  (Okunma Sayısı 358 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zorbaz_07
Ziyaretçi
« : Ağustos 26, 2007, 12:32:57 ÖÖ »

Sabah erkenden gitarını alıp evden çıktı. Posta kutusu boştu gene. Yoo, hayır. Beyaz birşeyler vardı. Kalbi hızla çarparken, kutuyu açıverdi. Elektrik faturası gelmişti. Hem de her zamankinden "hoş" bir miktarda. Başka birşey olmadığını bildiği halde, gene kutunun içine baktı. Boş...

Dışarısı, ne soğuk ne de sıcak. Kapalı bir havaydı. Yağmur yağmaması için dua etti. Şemsiye evde kalmıştı ne de olsa. Karşıya geçmek için trafik lambalarının yanında durdu. Önünden son sürat geçen araba, bütün çamuru sıçrattı. En sevdiği siyah pardesüsü de batmıştı. Karşıya geçti. Karnı açtı. Her pazar sabahy uğradığı cafe'ye gitti. "Tadilat nedeniyle kapalıyız" yazısını okurken, gülümsedi. Aklına mezar taşına yazılabilecek bir şey geldi "Tadilat nedeniyle öldü...açlıktan" neyse dedi kendi kendine "o kadar da aç değildim"...

Sonra bir yerlerde yerim diye düşünerek yürümeye başladı. Derken yanından geçen bir grup çocuk, ona sertçe çarptı. Yere yığıldı. Karşısında, evin balkonunda oturan bir grup genç kız, gülüyorlardı. Ona gülüyorlardı... Ayağa kalkarken, cebindeki bozuklukların düştüğünü farketti. Her biri ayrı bir yöne yuvarlanıyor; çatlaklardan, deliklerden düşüp kayboluyordu. Parası da gitmişti. Bir gitarı, bir de canı vardı... Yemek yiyecek, eve gidecek parası kalmamıştı, yorgundu...

Mektup yazmayan, arayıp sormayan, çok sevdiği o kızla bir zamanlar gittikleri parkı hatırladı. Orada küçük çocuklar bileklik, kolye gibi hediyelik eşya satarlar. Müzisyenler maharetlerini gösterir, para kazanır, kızlara hava atarlardı. Parktaki o eski neşe kalmamıştı. Yolun kenarına geçti. Elindeki gitar çantasını yere koydu. Gitarını çıkarıp, o "en" hüzünlü besteyi çaldı...Sonra, o kıza bestelediği parçayı... Ve bir başkasını... Ve bir başkasını... Çaldı... Çaldı...

Kulağına gelen takırtı sesleriyle kafasını kaldırdı. Gitar çantasına para dolmaya başlamıştı. Sonra, neşeli bir parça çaldı. Para geldikçe, şarkılar daha bir hareketli, daha bir neşeli oluyordu. Güneş batmaya başladı. İleride zabıtalar göründü. Daha fazla kalamazdı orada. Gitarı çantaya koydu ve kalktı. Eve gidecek, yemek yiyecek parası vardı. Belki kirayı hala veremeyecekti, bu ay ama, hiç değilse düşürdüğünü karşılıyordu bu miktar...

Derken yağmur başladı... Eve daha çok var, diye geçirdi içinden. Ne zordu hayat! Yağmur altında yürümeyi severdi ama yalnızken değil. Yalnızken, daha bi ağır yağıyordu sanki yağmur... Daha bir soğuk... Eve vardığında, kuşu öterek karşılamadı onu. Sessizlik dolu ev, o an ürpertti... Kafesin yanına gittiğinde, minik kuşu kafesin tabanında yatıyordu hiç kıpırdamadan. Öylece... "Ölüm" dedi, "sürprizleri seviyor" Islak giysilerini çıkardı. Kuş gibi o da ölecekti, bu sefil hayatta.

Gitar çantasını açtı, kalan bozuklukları almak için. Arada beyaz bir kağıt gördü. Açar açmaz, yazı tanıdık geldi. O beyaz ellerin yazdığı notu okurken, önce heyecanlandı, sonra üzüldü... Notta:

Demek hala bizim parçamızı çalıyorsun... Ve yine çok hüzünlü bir şekilde. Beraber aldığımız kuşları hatırlıyor musun? Bendeki bu sabah öldü... Ayrılığa dayanamadı herhalde... Ama, biz insanız, dayanabiliriz değilmi? Yarın gidiyorum bu şehirden. Kendine iyi bak... Hoşçakal!

Anladı o an, işlediği hatayı... Ne kadar da bencil olmuştu bugüne kadar. O bu şehirdeydi ve hiç aramamıştı, o arar diye. Şimdi aynı şehirde bile olmayacaklardı. Gün batışını aynı anda izleyemeyecek, aynı ortamda aynı havayı solumayacaklardı. Ama, o da affetmezdi ki... Yoksa eder miydi? Dal rüzgarı affeder, ama kırılmıştır bir kere, diye geçirdi içinden. Kapı çaldı. Ne de çok istedi o an için, kapıdakinin o olmasını... Bu nedenle açmadı kapıyı... O umudu taşımak istedi hep içinde... Sonra uykuya daldı... Uyanmamak üzere.
Logged
sewill
Harbi GencSau lu
*****

Site puanı: -12
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 418


« Yanıtla #1 : Ağustos 26, 2007, 03:07:15 ÖS »

bazen bırseylerı karsıdakınden beklemek elımızdekı guzellıklerın de yok olmasına neden oluyor.cok guzel bır yazı.sagol paylasımın için.
Logged
Zorbaz_07
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ağustos 26, 2007, 07:30:53 ÖS »

önemli değil beğendiğine sewindim Smiley
Logged
Üç nokta (...)
Ort@lıkt@ Dol@ş@n Üy€ :))
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 178
Offline Offline

Fakülte: Başka Üniversite
Giriş Yılı: 2006
Mezuniyet Yılı: 2010
Mesaj Sayısı: 1551


BeLkİ De ÇoKtAn SıRaDaN oLmAktıR KoRkUm...


« Yanıtla #3 : Haziran 11, 2009, 04:39:06 ÖS »

güncel;D
Logged
nese_ng
>>..en doğru zaman=canımın istediği zaman..<<
Harbi GencSau lu
*****

Site puanı: 33
Offline Offline

Fakülte: Başka Üniversite
Giriş Yılı: 2005
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 575



« Yanıtla #4 : Haziran 14, 2009, 01:28:42 ÖS »

üff yaa bu sıkıntılı halimde hiç iyi gitmedi bu hikaye  Embarrassed

ama güzel bir ip ucu veriyor hayatla ilgili..teşekkürler paylaşım için..
Logged

Düşünüyorum; öyleyse varım, üşeniyorum; öyleyse yarın Tongue
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Diploma Company

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!