REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« : Mart 11, 2008, 12:05:14 am » |
|
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 21, 2008, 11:10:41 am Gönderen: REİS »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« Yanıtla #2 : Mart 11, 2008, 12:07:15 am » |
|
Hiç bitmeyecek sandığım gecelerden birinde, Gözyaşlarım uğurladı seni giderken. Eskisi gibi değildi bakışların, Bir şeyler vardı yapmaya çalışıpta yapamadığın. Dindiremedim içimdeki sessiz çığlıkları. Umudum bile yetmedi seni getirmeye … Gel desem bile gelemez, sesimi duyamazdın Gözlerim gece nöbetlerinde kaldı,bekledim. Gelmedin. Hiç gitmemiş gibiydin resimlerde. Hiç kimse sen değildi ki, Sanki teninin sıcaklığı vardı bedenimde. Düşüncelerimde bir yorgunluk belirtisi, Kırgınlıklarım isyanlar içinde şimdi. Vazgectim artık! Seni sevmekten değil senden vazgeçtim. Bu defa ben gidiyorum. Kırgınlıklarımı,umutlarımı sana bırakıp, Siliyorum anılarımı. Bağrımda senin ateşin yanıyor, Elvedasız yolculuğum başlıyor şimdi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 11, 2008, 12:09:14 am » |
|
Gittin/camlar kırıldı Gökyüzünde çarmıha gerildi yıldızlar Sözcükler mahzundu. Bu yük çok ağır hayatın kollarında Ve çok küçük anlarda Saklı, yenik, ezik ve kırgın Nasıl taşınır bu yük Ağır ve kötü bir ur Her gün tıkarken hayatın atardamarını Sensiz/nasıl bulunur izi kaybolmuş bir yol. Gittin/bu şehir şimdi Terkedilmiş bir köy, harebe Bir mumun son alevinde. Dağınık yataklara benzeyen odalarda Ölüm kokuyor ajanslar, açlık, çığlık, cinnet İz düşümü bir deli gözün Ki o tutmuş ucundan, küfre dönük her sözün Zaman, dönp dolaşıp Aynı yerde biriktiriyorken kirli kanını Sensiz/ışığı firar geceler nasıl biter Gittin/yabanıl bir hasret takvimlerde Yaralı gözlerin düer yollarıma Alır basarım dudaklarıma Ne zaman ölümü düşünsem Ellerin ateş olup düşüyor ellerime Sesim bir yenilgiden dönüyor Saçımın her telinde Yanlış bir işgal - gözlerimde sızı- sensiz/depremlerde dünya. Nasıl döner. Gittin/bütün asmalar bağ bozumunda şimdi Tek bir gül diktim toprağa Gülü boyuyoruz çocuklarla Sen giderken de yanıyordu yıldızlar Bir bardak çay avuçlarımızda Bölüşüyorduk cinneti. Dağlanırken Gözpınarlarımızdaki yaş Bu yük çok ağır kollarımda. Yüzümü camlara dayıyorum Yüzüm yitiyor. Yüzümü bulamıyorum Sensiz/nasıl çıkılır hayatın çukurundan Gittin/ankara yağmur ışıdı Kil rengi bir ay gözlerinden çatırdadı Gecenin bütün tonları ağladı. Kitaplarıma da yasak koydum artık İçli bir rapsodi gibi hayat anlatmayın Suskuya inat bir eylem yapacağım Yenilgilerini diyorum yaşanmışlığın Kızılay meydanında yakacağım Çoğalacağım...çoğalacağım...çoğalacağım Tabansız bir dünyayı yokederken Sensiz/bu zafer nasıl kutsanır... Gittin/ıssız duvarları okşadım usulca Bir kuş geçti içimden bozkıra Kefilim şimdi gecenin bütün suçlarına Bir haritalara gökkuşağı çizerdik Maskelerdiz buza kesmiş her bir sabahı Kırağılar çiçeklenirdi dağ başlarında Renklerinden hasret armağandı analara Ki o çocuklar: Ömürsüz hayata dönük yüreklerin deseniydi Gülüşlerini öper Arındırırdık onlarla gövdelerimizi Sensiz/nasıl takılır saçlarım bulutlara Gittin/biliyorum dönüşünden tanıyacağım Yaşanmamış düşler benim yanılgım olsun Çığlık, deprem; cinnet: biraz durun Ah çarpan bir yüreğin gezgin acıları Usta alıcı-toy satıcı Koşturuyor şimdi atını kavuşmalara Bıçağın ucunda bilenirken hayat Dedindi "Hezaren çiçeğini tanır mısın? Güzeliğinde zehir yazgılı" Her güzellik bedeliyle (mi) gelir? Ödenir aşkın da bedeli... Gittiğinde/sesini sakladım, gözlerimden aktı...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 11, 2008, 12:11:40 am » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 11, 2008, 12:12:43 am » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 11, 2008, 12:16:38 am » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« Yanıtla #7 : Mart 11, 2008, 12:22:10 am » |
|
Onunkisi kaderine yazılmamış bir yalnızlıktı… Konuşmak ister gibiydi bakışları. Çok yeltendi ama konuşamadı.
Sus oluyordu gözleri Sus oluyordu sözler…
Emanet bir yalnızlığı vardı. Gidenler hep emanet bırakmıştı. Kimi izlerini, kimi kırgınlıklarını, kimi lâl oluşlarını… Söylesene onları taşımak zor değil mi? Hele de lâl oluşları…
Her gidişlerde bin parçaya bölünmek istedi, Oda gitmek ve gelmemek istedi… Sustu…
Zaman akıyordu, Sustu. Ayrılıklar büyüyordu, Sustu… Yarım kalmış bir yalnızlığı bütünlemek için geceye koştu Ama gece kabul etmedi onu. Çırpındı hilalde, Yalvardı saman yoluna, Olmadı yarım kalmışlığına gecede tam olamadı. Çünkü kadere yazılmamıştı onun yalnızlığı. Sustu… Ve ölümü bekledi… Azrail geldiğinde Yarım kalmışlığı toprakla bütünleşecek Yalnızlığı kadere yazılacaktı Sustu…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
REİS
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 846
|
 |
« Yanıtla #9 : Mart 11, 2008, 12:30:22 am » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|