hit tracker
Sakarya Üniversitesi Öğrenci Topluluğu
Ekim 12, 2008, 02:50:02 am *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: GencSau Magazin | Ekim
 
  Ana Sayfa   Forum   Yardım Takvim Duyurular Yonetim Kadrosu Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Prens Ve Domates  (Okunma Sayısı 200 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Pasiflora
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 168
Offline Offline

Fakülte: İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Giriş Yılı: 2005
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 2002

BaYaN YaNLıŞ


« : Mart 27, 2008, 03:53:59 pm »

İçimizdeki Tehlike

Prens Charles'in Türkiye ziyaretini herkes başka bir açıdandeğerlendirdi.Kimi için cami ziyaretleri, kimi için Mevlana hayranlığı, benim için ise ayrılırken uçağına doldurduğu kasalar dolusu sebze önemliydi.Koca Prens Türkiye'nin domatesine muhtaç değildi herhalde. Öyleyse bir anlamı olmalıydı bu kasaların. Evet, Prens yanılmıyorsam Kaz Dağı'nda kendisi için yetiştirilen organik sebzeleri ülkesine götürüyordu.Meğer o civarda yaşayan birkaç aile sürekli kraliyet ailesinin sebzesini yetiştiriyormuş ve kraliyet ailesi sadece bu sebzeleri kullanıyormuş. Meclis Başkanı Köksal Toptan'ın Kuzey Kıbrıs ziyaretinde Cumhurbaşkanı Talat ile aralarında şöyle bir konuşma geçtiğini hatırlıyorum;Cumhurbaşkanı
Talat, Toptan'a bir yemek sırasında 'Türkiye'de en son yediğim domateslerin tadı hala damağımda' demişti.Bu konuşma üzerine Toptan, Talat'a 'En kısa zamanda size hormonsuz Anavatan domatesleri göndereceğim' sözü vermişti.Meclis Başkanı Toptan kendisinden sonra Kıbrıs'a giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e hormonsuz domatesleri emanet ediyor, Cumhurbaşkanı Gül de Toptan'ın bu masum ricasını yerine getiriyordu.Meclis Başkanı Toptan'ın Ankara'da ancak bir hafta araştırma sonucunda hormonsuz domates bulabildiğini de okumuştum o dönemde. Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız? Gelelim işin teknik meselesine. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nda 115 bin kişi çalışıyor.70 tane üniversitemiz, 30 tane ziraat fakültemiz, 50 tane tarım araştırma enstitümüz, 10 bin işsiz ziraat mühendisimiz var.Buna rağmen Türkiye tohumda tamamen dışa bağımlı.Tek kelimeyle tohumun patro nu ise İsrail.Domuz geni yerleştirilmiş domates, AIDS mikrobu bulaştırılmış kavun haberleri biraz spekülatör olabilir ama İsrail tohumu olayının kesinlikle öbür madalyon tarafı da var.İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu domates yetiştirdiğini Şalom Gazetesi'nin internet sayfasından okumuştum.İstediğiniz şekle sahip domatesleri bilebulabilirsiniz; çekirdeksiz, kalp şeklinde, salatalık şeklinde, dilimli... Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru.Gelelim başka doğrulara. Bu tohumların bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok. Yani İsrail'den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz.Bir gram tohumun fiyatı her dönemde birgram altına denk oldu.Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artıkisteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz.Genetik tohum o toprağ a da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız. 50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık tamamen kullanılmaz hale geliyor.Buna en güzel örnek Türkiye'nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izin verilmemesidir.Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana hastalığı bedava...Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç satımını da garanti altına almış oluyor. Bütün bu acı tabloya rağmen Türkiye'de yabancıların menfaatine çalışan bir patent sistemi işletiliyor. Ne korkunç. Köylü kendi bahçesinde tohum bırakamayacak. Yoksa uluslar arası mahkemede yargılanacak!Şu anda dünyada İsrail tohumu kullanma yasası çıkartan ilk ülke işgal altındaki Irak'tır. İkincisi de biz olacağız. Ve bu güne kadarki Hükümetler bu tehlikenin farkında olmadığı gibi İSRAİL'e destek oldular.

Logged



TÜRK'ÜM DEMENİN ZOR, MÜSLÜMANIM DEMENİN İMKANSIZ OLDUĞU BİR ÜLKEDE, İNADINA MÜSLÜMAN İNADINA TÜRK'ÜM!!!
ProKSima
__yorumsuz üye__
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 110
Offline Offline

Fakülte: Eğitim Fakültesi
Giriş Yılı: 2006
Mezuniyet Yılı: 2010
Mesaj Sayısı: 1584



« Yanıtla #1 : Mart 27, 2008, 03:58:36 pm »

                                                               allah sonumuzu hayır etsin
                                                                   durum vahim çünkü Sad
Logged

GHOST MAN
GHOST MAN
Katılan Üye
****

Site puanı: -7
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 182


sen yeter ki hayaL Et....


« Yanıtla #2 : Mart 27, 2008, 05:15:03 pm »

dünya sos veriyorsa gelin bu politik oyunlara son verelim herşey insanlık için benim bildiğim gerisi slogan.
Logged
s_tuba
İNNA LİLLAH VE İNNA İLEYHi RACİUN!!!
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 240
Offline Offline

Fakülte: Eğitim Fakültesi
Giriş Yılı: 2004
Mezuniyet Yılı: 2008
Mesaj Sayısı: 1389


SAİLORMOON


« Yanıtla #3 : Temmuz 03, 2008, 02:11:02 pm »

Bunu ben çok uzun zaman önce Oktay Sİnanoğlu'nun kitabında okumuştum ve anlatabildiğim kdar kişiye anlatmıştım.. Blmenin ne faydası var diyebilirsiniz ama cahillik her belanın başıdır..

Sağol arkadaşım Wink
Logged

N.Deniz
Harbi GencSau lu
*****

Site puanı: 29
Offline Offline

Fakülte: Sapanca MYO
Giriş Yılı: 2007
Mezuniyet Yılı: 2009
Mesaj Sayısı: 469



« Yanıtla #4 : Temmuz 03, 2008, 05:43:14 pm »

Evet ne yazık ki bu konudan haberdarım hatta babam bi ara kendi tohumlarını üretmeye bile başlamıştı (o kadar kızdı yani Smiley ) bilemiyorum belki de yapabileceğimizin en iyisi budur..
Logged

dans Etmeyİ Bİlmeyen Bİrİyle MÜzİk Bİle Dİnlemeyeceksİn..

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!