KördüğüM
...düğüm düğüm...
Bölüm Yetkilisi
   
Site puanı: 128
Offline
Fakülte: İlahiyat Fakültesi
Giriş Yılı: 2007
Mezuniyet Yılı: 2011
Mesaj Sayısı: 1050
|
 |
« : Nisan 20, 2009, 02:33:23 ÖÖ » |
|
Aradığınız veya istediğiniz ismin üzerine tıklayarak kolayca ulaşabilir ve bilgilenebilirsiniz ...ALLAH - Rahman - Rahim - Melik - Kuddûs - Selam - Mü'min - Müheymin - AzizCebbar - Mütekebbir - Hâlık - Bâri - Musavvir - Gaffar - Kahhar - Vehhab - Rezzak Fettah - Alîm - Kabid - Basit - Hafîd - Râfi - Muiz - Muzil - SemiBasîr - Hakem - Adl - Latif - Habir - Halim - Azim - Ğafur - ŞekûrAliyy - Kebir - Hafîz - Mukît - Hasib - Celil - Kerim - Rakîb - Mucîb Vasi - Hakim - Vedûd - Mecid - Ba'is - Şehid - Hakk - Vekil - KaviMetin - Veli - Hamid - Muhsi - Mübdi - Muid - Muhyi - Mumit - HayKayyum - Vâcid - Mâcid - Vahid - Samed - Kadir - Muktedir - Mukaddim - MuahhirEvvel - Ahir - Zahir - Bâtın - Vali - Berr - Müte'ali - Tevvab - MüntekimAfüvv - Rauf - Malikül Mülk - Zü'l Celali Ve'l İkram - Muksit - Câmi - Gani - Muğni - ManiDarr - Nafi - Nur - Hadi - Bedi - Baki - Varis - Reşid - Sabur Bu uygulama her gün bir başka arkadaşımızın Allah-u Zülcelâl’in isimlerinden sıraya göre bir tanesini programdan kopyalayarak eklemesi ile sürmektedir. Katılmak isteyen arkadaşımın özel mesajla bildirmesini ya da bu konuda http://www.gencsau.com/forum/dini-konular/gencsau-uyeleri-siz-de-dini-konularda-soz-sahibi-olun-t69386.0.html;msg913064;topicseen#new belirtmesini rica ediyorum.Not: Bu konu için Esma-ül Hüsna programı gerekmektedir. İsteyen arkadaşımıza gönderilir. ALLAH ALLAH : O'nun zat ve özel ismidir. Diğer isimler fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir. ALLAH : The one Almighty who alone is worthy of worship.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"En güzel isimler ALLAH'ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır." (3) Kur'an'daki Esma'ül Hüsna'dan ilk inen isimdir. Çünkü ilk inen ayet besmeledir. ALLAH'ın doksan dokuz isminin en büyüğüdür.
Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor:
Resulullah (sav) buyurdular ki: "ALLAH'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim ezberlerse cennete girer. ALLAH tektir, teki sever." (5)
Esmâ'ül Hüsna'nın bütün anlamını içinde toplar. Yüce Yaratıcı'nın diğer bütün isimlerini kapsar. Bu yüzden el-Esmau'l-hüsna olarak bilinen bütün isim ve sıfatlar bu ada yandırılır. Bu nedenle "Rahman, Rahim, Aziz, Gaffar, Kahir ALLAH'ın adlarındandır deriz. " Ama ALLAH, Rahman'ın adlarındandır" demeyiz. (1)
ALLAH isimi Kur'an'da 2697 yerde geçmektedir. (2)
ALLAH'ın güzel isimleri vardır. En güzel isimler O'nundur. Gerçi ALLAH zatında birdir ve zatının ismi ALLAH'dır. Fakat sayı olan bir gibi eşi ve benzeri bulunabilecek şekilde bir birlikle değil, eşi ve benzeri bulunmayan üstün bir birlikle birdir. Zatında yalnızca vahid değil, birdir: İlâhî hitapta yer alan "Biz, şehadet ettik, yarattık." gibi çoğul kiplerindeki azamet ve ihtişam, işte ilâhî sıfat ve isimlerin bir araya gelmesinden doğan azamet ve yüceliği dile getirir ki, ALLAH yüce ismi, bütün bu sıfat ve isimlerin hepsini içine alan bir yüce isimdir. ALLAH ismi, ALLAH'ın kendisi gibi, eşi ve benzeri olmayan bir isimdir. Sıfat ve isimlerin çokluğu, zatın çokluğunu gerektirmeyeceğinden o isim ve sıfatların her biri ALLAH'ın eşsiz özelliklerinden birine delalet eder. Âdem'e öğretilen de isimlerin en güzelleridir.En güzel isimler ALLAH'a mahsustur. Öyleyse ey müminler, O'na o isimlerle dua ediniz, O'nu onlarla çağırınız veya O'nu bu güzel isimlerle adlandırıp anınız. Ve O'nun isimlerinde yamukluk edenleri terk ediniz. (4)
Bu isimle çağrılan bir başka varlık olmamıştır, olmayacaktır da.
Tenbih : Kul, ALLAH'a bütün kalbiyle bağlanmalıdır. Gözü O'ndan başkasını görmemeli, O'ndan başkasına iltifat eylememeli, O'ndan başka hiç kimseden bir dilekte bulunmamalı, O'ndan başkasından korkmamalıdır. (6)
İhlasla "Yâ ALLAH" diye bir müslüman bu isme devam etse, duası kabul olunur. Şeytanın şerrinden emin olur. Mutluluğa erişir. Duası kabul olur. Rızkı genişler ve ALLAH'ın izniyle şifa bulur. (2)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Eylül 12, 2009, 06:50:45 ÖÖ Gönderen: oak »
|
Logged
|
* ÖLÜ GELİN *
|
|
|
"®"
Harbi GencSau lu
   
Site puanı: 417
Offline
Fakülte: Okumuyorum
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 661
http://img11.imageshack.us/img11/6020/hihlidil.gif
|
 |
« Yanıtla #1 : Nisan 20, 2009, 10:17:02 ÖÖ » |
|
Rahman Rahman : Yarattığı bütün canlılara nimet verenRahman : The All- Merciful who wills goodness and mercy for all creatures Cenab-ı Hak buyuruyor: "Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor! Rahmân'dan başka tapılacak tanrılar emretmiş miyiz? " (1) Rızıkları, ihtiyaçları ve her türlü iyilikleri ihsan husunda rahmetini mahlukatından hiç esirgemeyen anlamında olan Rahman, Rahim isminden daha geniş kapsamlı bir mana ifade eder. Rahmân, Yüce Allah'ın hem ismi hem de sıfatıdır. Bu isim, Allah lafzına bağlı olarak zikredildiğinde sıfat anlamındadır.Ancak Kur'an'da bu şekilde değil, özel isim olarak kullanılmıştır. Bu isim sadece Allah'a has özel isimlerden olduğu için daha çok bir isme bağlı olarak değil; yalnız zikredilmesi hoş karşılanmıştır. Rahman'ın bu şekilde kullanılması O'nun Rahman sıfatına ters gelmez. Çünkü Allah ismi de uluhiyet sıfatına delalet ettiği halde hiç bir zaman başka sına ait bir sıfat olarak zikredilmemiştir. Kur'an'ın ilk ayeti olan Besmeledeki Rahman ve Rahim sıfatları arasındaki fark, Allah teala, Dünyanın Rahmanı ve Ahiretin Rahimidir cümlesinde veciz bir şekilde dile getirilmektedir. Rahman vasfı gereği Cenab-ı Hakk, dünyada bütün canlılara, mümin-kafir ayırımı yapmaksızın bütün insanlara, şefkat ve merhametle davranmayı kendi nefsine farz kılmıştır. Yüce Allah bir kudsi hadiste şöyle buyurur: "Rahmetim gadabımı geçmiştir." Tenbih : Kul, önce Allah'ın gafil kullarına merhamet edip onları olanca güçleriyle onları Allah yoluna vaaz ve nasihat etmek suretiyle çevirmeye çalışmalıdırlar. Bu konuda şiddet yolundan ziyade yumuşaklık ve şefkat yollarını tercih etmelidir. Asilere de merhamet gözü ile bakmalı, eziyet ve zulüm nazarı ile bakmamalıdır. Müminin başlıca gayesi, insanlardan ortaya çıkan her mâsiyet sanki kendi nefsinden ortaya çıkıyormuş gibi, o masiyeti onlardan bertaraf etmeye olanca gücüyle çalışmalı ve bu suretle onları Allah'ın gazabına uğramaktan kurtarmak olmalıdır. İhlasla " Yâ Rahman" diye bir müslüman bu isme devam etse, kalbi yumuşar, zalimlerden emin olur, maddi ve manevi nimetlere nâil olur. (4) -------------------------------------------------------------------------------- MA'SİYYET (Mâsiyet): İtâatsizlik, isyân. Günâh olan işler, Allahü teâlânın beğenmediği şeyler; Allahü teâlânın emrettiği şeyi yapmamak veya yasak ettiğini yapmak, haramlar. Allahü teâlânın yasak ettiği şeyler, günahlar. Ma'siyet, insanı küfre sürükler.( 8 ) Nefse sükûnet ve kalbe ferahlık veren iş, iyi iştir. Nefsi azdıran, kalbe heyecan veren iş ma'siyettir. ( 8 ) İyiler de, kötüler de, iyilik yapar. Fakat yalnız iyiler, ma'siyetten sakınır. (İmâm-ı Rabbânî) Ma'siyet yapınca, hemen tövbe etmelidir.Gizli işlenen günâhın tövbesi gizli, açık işlenen günâhın tövbesi de açık olur. (Ma'sûm-i Fârûkî) Ma'siyete tövbe etmemek, bu günâhı yapmaktan daha kötüdür. (Ca'fer bin Sinân) İnsanın günâhından korkması, tâat; korkmaması ise, ma'siyettir. En büyük günâh, bir ma'siyetin ma'siyet olduğunu bilmemektir. Bundan daha kötüsü, ma'siyet olan bir şeyi, tâat, Allahü teâlânın beğendiği şey olarak bilmektir. Onun için dînî bilgileri lâzım olduğu kadar mutlaka öğrenmelidir. (Ahmed bin Âsım Antâkî) -------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1-) Zuhruf, 45 2-) Bakara 163 3-) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 4-) Yüce Allah' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002 5-) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 6-) İslami City 7-) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005 8- ) Hadîs-i şerîf- Mektûbât-ı Ma'sûmiyye
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
lale
*Leyla isteyen mecnun olmalı*
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 210
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2006
Mezuniyet Yılı: 2010
Mesaj Sayısı: 1284
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git...
|
 |
« Yanıtla #2 : Nisan 21, 2009, 01:44:28 ÖS » |
|
Rahim Rahim : Acıyıcı Ar-Rahim : The All compassionate who acts with extreme kindness. Cenab-ı Hak buyuruyor: "O Rahmân'dır ve Rahim'dir" (1) "O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır." (2) Rahman ve Rahim isimleri aynı kökten türetilmiştir. Her ikisi de mübalağa ifade eder. Rahim sıfatının tecellileri ise daha çok ahirette görülecek, Cenab-ı Hakk'ın oradaki ikram ve ihsanları müminler için olacaktır. Kur'an-ı Kerim'in 115 ayetinde büyük çoğunluğu çok bağışlayıcı anlamına gelen "gafur" sıfatı ile birlikte olmak üzere "rahim" sıfatı kullanılmıştır. Bu da Cenab-ı Hakk'ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu gösterir. Dört ayettede "erhamü'r-rahimin (merhametlilerin en merhametlisi)" tamlaması kullanılmıştır. Tenbih : Kul gücü yettiği kadar muhtaç durumda olan kimselerin ihtiyacını karşılamalı, yanında ve memleketinde ihtiyacını karşılamadığı hiç bir fakir bırakmamalı. Muhtaçların ihtiyaçlarını ya para ile ya da nüfuzu ile veyahut hayra delâlet etmekle, daha olmazsa zengin ve söz sahibi olan kişilere başvurmak suretiyle karşılamalıdır. Bu saydıklarımızdan aciz olursa, o zaman ona hayırlı dualar yapmak suretiyle onun hüzün ve kederini paylaşmalıdır. (6) Her kimse bu ismi " Yâ Râhim" her farz namazdan sonra yüz kere okursa gaflet ve unutkanlıktan, gönül pekliğinden emin olur. Yine demişlerki, bir kimse sabah namazından sonra Rahim ismini yüz kere okursa bütün yaratılanlar o kimseye merhamet eder. (4) -------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) Fatiha, 3 2) Haşr, 22 3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 4) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 6) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
|
|
|
|
|
Logged
|
GÖNLÜM UÇMAK DİLERKEN SEMAVİ ÜLKELERE, AYAĞIM TAKILIYOR YERDEKİ GÖLGELERE...Dün sabaha karşı kendimle konuştum Ben hep kendime çıkan bir yokuştum Yokuşun başında bir düşman vardı Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum. İbret ile bakarsan ders alırsın tabaktan; Akılsız kafanın farkı yoktur kabaktan...
|
|
|
Graff
Harbi GencSau lu
   
Site puanı: 181
Offline
Fakülte: Güzel Sanatlar Fakültesi
Giriş Yılı: 2000 öncesi
Mezuniyet Yılı: 2004 öncesi
Mesaj Sayısı: 735
|
 |
« Yanıtla #3 : Nisan 22, 2009, 11:21:09 ÖÖ » |
|
Melik Melik : Herşeyin hakimi, bütün kâinatın hükümdarı. Al-Malik : The Absolute Ruler who is the Ruler of the entire universe. Cenab-ı Hak buyuruyor: "Hak melik olan Allah pek Yücedir, O'ndan başka İlah yoktur; Kerim olan Arş'ın Rabbidir." (1) Melik ismi, gerçek anlamda her yönüyle yalnız Allah içindir. Bu sıfat, Allah'ın diğer bütün kemâl sıfatlarının var olmasını zorunlu kılar. Melik ya da malik olma, malik olunan şey üzerinde istenildiği biçimde tasarrufta bulunmayı gerektirir. Bütün kainat Allah'ın mülküdür ve Allah mülkünde dilediği gibi tasarruf sahibidir. İnsan yeryüzünde halife olduğu için, kendisine yeryüzü mülkü üzerinde izafi bir meliklik yetkisi tanınmıştır. Herkesin belli bir tasarruf sahası vardır. Fakat bu tasarruf, hiç bir zaman mutlak değil, sınırlı ve Allah'ın tanıdığı alanda sadece bir emanettir. Allah Teâlâ için insanların meliki denirken, O'nun insanlar üzerinde mutlak tasarruf sahibi olduğu anlatılmak istenir. Fakat şirk koşan insanlar, Allah'ın melikliğini yeryüzünde ve dolayısıyla insanlar üzerinde tasarruf sahibi olmak ve yeryüzündeki servetleri, yani mülkü diledikleri gibi kullanmak için gasbetmeğe çalışırlar. Tenbih : Kulun mutlak melik olması hiç düşünelemez. Çünkü onun her şeyden müstağni olduğu söylenemez. Allah'tan başkasına ihtiyacı olmasa bile, mutlaka daima Allah'a muhtaçtır. Kullardan gerçek Melik o kişidir ki; Allah'tan başka kimsesi olmaz. Allah'tan gayri her şeyden alakasını keser, bununla beraber asker ve halkının kendisine itaat ettiği boyun eğdiği ülkeye sahip olur. Nasıl mı? Şöyle: Çünkü onun öz ülkesi kalbi ve kalıbıdır. Askerleri ise, gazabı, şehveti, hava hevesidir. Halkı ise: dili, gözleri elleri ve sair azalarıdır. O, bütün bunlara hakim olup da kendisine boyun eğdirirse, işte kendi iç dünyasında sultanlık derecesine yükselmiş demektir. Bir de buna insanlara karşı olan ihtiyaçsızlığı hususu da eklenirse işte yeryüzünün sultanı olmuş demektir. " Yâ Mâlik" (Ey Padişah) Bir kimse sabah namazından sonra bunu okumaya devam ederse o kimse dünyalık ve ahiretlik olarak riyasetten emin olur. Halkın gözünde hürmetli ve heybetli olur. Hz.Hızır aleyhisselamdan nakledildiğine göre bir kimse bir hastanın hatırını sormaya gittiğinde şifa niyetine 112 kere "Allahümme ente'l-melikü'l-hakku'llezi lâ ilâhe illâ ente yâ Allah ve Selâmü ya Kâfi" 3 kere de "Yâ Şifae'l Kulûb" dese o hastanın hastalığı Allah'ın izniyle sıhhate dönüşür. (5) -------------------------------------------------------------------------------- MÜSTAĞNÎ 1. Başkasına muhtâç olmayan. Allahü teâlâ bütün varlıklardan müstağnîdir. Bütün canlılar îmân etse, itâat etse, O'na hiçbir faydası olmaz. Bütün âlem kâfir olsa, azgın taşkın olsa, karşı gelse O'na hiçbir zarar vermez. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî) 2.Sâhib olduğu şeyle kanâat edip, insanlardan bir şey beklemiyen. İhtiyâcını başkalarına söylemiyen. Ebû Hâzim'e; "Malın nedir?" diye sordular. O da; "İki şeydir; biri Allahü teâlâdan râzı olmak, diğeri de insanlardan müstağnî olmaktır" buyurdu. "Öyle ise fakirsin" denilince; "Yerler, gök ve bunların arasındaki şeyler Allahü teâlânın iken ve ben de O'nun ihlâslı kulu iken nasıl fakir olurum" buyurdu. (Mâverdî) -------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) Mü'minûn, 116 2) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985 3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 4) Islam City 5) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 6) Esma'ül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
|
|
|
|
|
Logged
|
Şimdi sen, sonsuz şeritli bir yolun en sol tarafındasın.. Ve hızla ilerliyorsun.. Huzura doğru! Erdeme doğru! (açlığa alışıyor insan! peki ya deliliğe alışabilir mi?) Ama ben, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim. Tatlım ama ben, zamanın beni sancıya mıhladıgı yerdeyim. Ölümle doğum arasında, o bilinmeyen bölgedeyim.. Gece, inanılmayan bir dinin edebi misyoneri.. Bekleyenin gövdesi içinde.. Gece bir sızıntı, kirletilmeyen insanlardan, Ve o benim içim.. Benim gövdemin içinde... Şimdi ben! Eğer bir yanlış yanlış yapacaksan bari onu doğru yap. ~MŞŞ~
|
|
|
numberbir
...Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz...
Bölüm Yetkilisi
   
Site puanı: 555
Offline
Fakülte: Eğitim Fakültesi
Giriş Yılı: 2007
Mezuniyet Yılı: 2011
Mesaj Sayısı: 4827
|
 |
« Yanıtla #4 : Nisan 23, 2009, 12:00:32 ÖS » |
|
Kuddûs Kuddûs : Her türlü kötülük ve eksiklikten uzak, temiz, kutsal, yüce ve saygın olan Al-Quddus : The Pure One who is free from all error Cenab-ı Hak buyuruyor: "Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik; Kuddüs; Aziz; Hakim olan Allah'ı tesbih eder. " (1) "O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik'tir; Kuddûs'tur; Selam'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir. Allah, (müşriklerin) şirk kostuklarından çok yücedir." (2) Allah yeryüzünde, gökyüzünde, uzayın derinliklerinde, toprağın altında bulunan herşeyin, kısacası mikro ve makro alemlerdeki herşeyin tek Yaratıcısı'dır. İnsanın gözünü çevirip etrafına baktığında görebildiği ve çıplak gözle göremediği her yerde bulunan düzen, kanunlar, istikrarlı gidişat tamamen Allah'a aittir. "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendisi'nden sonra artık kimse onları tutamaz..." (Fatır Suresi, 41) ayetiyle bildirildiği gibi var olan tüm sistemin düzenleyicisi ve koruyucusu O'dur. Allah'ın son derece aciz olarak yarattığı insanlar hata yapar, unutur, yanılır, gaflete düşerler. Aynı zamanda hem bedeni, hem ruhi yönden son derece eksiklik ve acz içindedirler. Ömürleri boyunca bedenlerine bakmak, yaşayabilmek için ona sürekli ihtimam göstermek zorundadırlar. Bedenlerini biraz fazla çalıştırsalar, birkaç gün uykusuz, bir gün susuz bıraksalar son derece aciz bir duruma düşmüş olurlar. Ancak herşeyin Yaratıcısı ve 'en güzel isimlerin sahibi' olan Allah elbette tüm eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın sonsuz gücü, Yüceliği, aklı ve sınırsız ilmi Kuran'da insanlara bildirilmiştir. Bir ayette Allah şöyle buyurmaktadır: Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O'na güç gelmez. O, pek Yücedir, pek büyüktür. (Bakara Suresi, 255) (3) Müslüman daima Allah'ı yüceltmeli ve O'nu her türlü noksanlıktan tenzih etmelidir. Sonra da bütün haramlardan, mekruhlardan, şüpheli şeylerden ve yararsız mubahlardan kendisini arındırıp temizlemeli ve Mevla'sına ibadet etmekle meşgul olmalıdır. Kendisi için yararlı olan ilimleri öğrenmeye ve güzel ahlaki davranışlar kazanmaya çalışmalıdır. Beden ve ruhu arındırmanın yolu, Allah'ı tanımak ve yararlı ilimler öğrenip onunla amel etmektir. (4) Bir kimse bu ismi her gün 100 kere okusa o kimsenin gönlü kederlerden arınmış ve paklanmış olur. (5) Kaynaklar 1) Cuma,1 2) Haşr, 23 3) Allah'ın İsimleri, Harun Yahya 4) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 5) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985 7) Islam City
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
oak
Site Admin
   
Site puanı: 357
Offline
Fakülte: Fen Edebiyat Fakültesi
Giriş Yılı: 2004
Mezuniyet Yılı: 2009
Mesaj Sayısı: 8490
|
 |
« Yanıtla #5 : Nisan 24, 2009, 02:19:43 ÖÖ » |
|
Selam Selam : Bütün ayıplardan arınmış. Selâm sahibi‚ yani herçeşit ayıptan selâmette‚ her türlü âfetten berî demektir. As-Salam : The Source of Peace who frees from all dange Cenab-ı Hak buyuruyor: "O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik'tir; Kuddûs'tur; Selam'dır; Mü'min'dir; Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir."(1) Selâmette olan, selâmette kılan. 'Selâm' kelimesi Kur'anı Kerimde 33 defa geçer ama bunlardan yalnız bir tanesi (Haşr 23) Allah'ın ismi olarak geçmektedir Resulullah buyuruyor: "Ey Allah'ım! Sen Selam'sın; Selâm yalnız sendedir. Ey ikram ve celâl sahibi olan! Sen ne yücesin." (2) Selâm ismi, Yüce Allah'ın kemalatının tümünün isbatını ve noksan sıfatların tümünün O'ndan uzaklaştırmayı içermektedir. Bunun manası şöyledir: "Subhânallahi ve'l-Hamdu lillah." Bu tesbih, yüce Allah'ın Ulûhiyyette ve tazimde tek olduğunu kapsamaktadır. Ve aynı şekilde "Lâ ilahe illalahu vallahu ekber" de Ulûhiyyette ve tazimde tek olduğunu kapsamaktadır. (3) Selâm ismi, "el-Bâkiyâtu's-Sâlihât" ları derleyip toplamıştır. "el-Bâkiyâtu's-Sâlihât"ın manaları , şu âyet-i kerimeden anlaşılmaktadır: "Mal ve çocuklar, dünya hayatının çekici-süsüdür; sürekli olan 'salih davranışlar' ise, Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha hayırlıdır." (Kehf, 46) Muhakkakki bunlar beş vakit namazdır. Ve birde şunlar olduğu rivayet edilmiştir: "Subhânellahi ve'l Hamdu lillah", "Lâ ilehe illallahu vallahu ekber" ve "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah" (3) Her doğan ölüyor, her yeşeren kuruyor, her yapılan yıkılıyor. Yaratılanların en değerlisi insan doğuyor, büyüyor, ihtiyarlıyor, hastalanıyor, acıkıyor, uyuyor ve ölüyor. 'Selâm' olan Rabbimiz bütün bunlardan salimdir. İslâm dinini indirerek selâmet yurdu olan Cennete davet eden, bu dünyada gönüller arasına köprü olan selâmı, nezaket kurallarını öğreten Rabbimiz Mü'minleri Cehennem azabından selâmette kılandır. Allah'ın Selam sıfatı aynı zamanda cennete kabul ettiği kullarına selam vermesi anlamına da gelir. Cenab-ı Hak: "Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır)" (Yasin,58) İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar. (Furkan, 75) Şeklinde buyurarak cennete giren insanlara sözlü olarak selam vereceğini bildirir. Kuşkusuz Allah'ın selamı müminler için olabilecek en büyük müjdedir. " Yâ Selâm" Her kim bu ismi 161 kere hasta üzerine okusa o hasta sıhhat bulur. (4) -------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) Haşr, 23 - Al- Hashr,23 (The Gathering) 2) Müslim, 591 3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 4) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 5) Allah'ın İsimleri, 2005 Harun Yahya 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 7) Islam City
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Cebel-i Nur
Bakınan Üye

Site puanı: 1
Offline
Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2007
Mezuniyet Yılı: 2010
Mesaj Sayısı: 47
|
 |
« Yanıtla #6 : Nisan 25, 2009, 12:26:45 ÖÖ » |
|
Mümin

Mü'min : İnanan ve koruyan Al-Mu'min : The Inspirer of Faith who awakes the light of faith in our hearts.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O ALLAH ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selamdır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. ALLAH, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (1)
ALLAH, kıyamet günü azap gören mü'minleri cehennemden çıkardıktan sonra onlara derki:
"Mü'min benim, sizler de mü'minlersiniz" ALLAH, sözünün doğru olduğunu ispatlayandır, mü'min kullarını imanlarında yanıltmayan, onları doğru yola çıkarandır, kullarına va'dinde sâdık olandır, insan kalbini şüphe ve tereddütlerden kurtararak imana kavuşturan, kalplere iman bağışlayan; yaratıkların zulümden, muminleri azaptan emin kılan; onların şahitliklerini kabul ve tasdik eden; taahüdlerini mutlaka yerine getirendir.
İhlasla "Yâ Mü'min" diye bir müslüman bu isme devam etse, küfürden, şirkten, yalandan, insan ve cin şerrinden emin olur. Her türlü hastalıktan kurtulur. (3)
-------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) Haşr, 23 2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 3) Yüce ALLAH' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002 4) Islam City 5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985
|
|
|
|
|
Logged
|
''Acaba sizden öncekilerin başlarına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeksizin, kolayca Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlar öylesine ağır sıkıntılara ve zorluklara uğradılar, öylesine sarsıldılar ki, peygamberleri ile çevresindeki inanmışlar '; ALLAH'ın yardımı ne zaman gelecek?" dediler. İyi bilin ki, ALLAH'ın yardımı yakındır.'' (Bakara/214)
|
|
|
mihmandar
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 211
Offline
Fakülte: İlahiyat Fakültesi
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2008
Mesaj Sayısı: 1811
|
 |
« Yanıtla #7 : Nisan 27, 2009, 12:07:34 ÖÖ » |
|
Aziz Aziz : Üstün, kuvvetli, güçlü, şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, galip olan Al-'Aziz : The Victorious who prevails, and can never be conquered. Cenab-ı Hak buyuruyor: "..O, üstün ve güçlü olandir, hüküm ve hikmet sahibidir." (1) Kur'an-ı Kerim'de doksanbir yerde geçmektedir. Fakat hiç bir yerde tek başına zikredilmemiş; daima Esma-i Hüsna'dan diğer bir isimle beraber varid olmuştur. Allah'ın 'Aziz' sıfatı, O'nun hiçbir zaman mağlup edilemeyeceğini, her zaman galip olanın Kendisi olduğunu ifade eder. Allah kainatta mutlak kuvvet sahibidir ve O'ndan üstün hiçbir güç yoktur. O hiç bir şekilde ve surette asla yenilgiye uğramayan, her şeye gücü yetendir. O, haksızlık yapılamayacak kadar güçlüdür. O en üstündür, en yücedir, şeref ve izzet sahibidir. Gayet izzetli, onurlu ve şanlıdır. Hiçbir şekilde mağlup edilmez, her işinde gâlibdir. Yahut eşi benzeri yoktur ve gayet yüksektir. Yani . "Hiçbir şey O'nun dengi olmamıştır." (İhlâs, 112/4) âyetinde ifade edildiği gibidir. Yahut dilediğini yapan yani (Hûd, 11/108). Bununla beraber alçaklığı, ahlâksızlığı, küfür, zulüm, fesad, isyan ve küfran gibi fenalıkları sevmez. O'nun gücünü bilmek, O'nu hatırdan çıkartmamak, günahlardan uzaklaşmayı, yararlı işlerle meşgul olmayı sağlar. Mutlak Hâkimin Allah'tır. Sevk ve idare O'nun elindedir. O'nun koruma ve himayesi olmadan korunulamaz. O'nun yardımı olmadan başarılı olunamaz. Acizliğini samimiyetle kabul etmek, Allah'ın izzetini müşahede etmeyi sağlar. " Yâ Âzizü" Her kim bu ismi kırk gün sabah namazından sonra 40 kere okursa Cenab-ı Hak hazretleri onu hiç kimseye muhtaç eylemez. (4) -------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) İbrahim,4 2) Allah'ın İsimleri,© 2005 Harun Yahya 3) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985 4) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 5) Islam City
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Aikanáro Telperiën
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #8 : Nisan 28, 2009, 12:38:55 ÖÖ » |
|
Cebbar Cebbar : Dilediğini zorla yaptıran, ulaşılmaz, azametli, ihtiyaçları gideren, işleri düzelten, dermen veren Al-Jabbar : The Compeller who repairs all broken thing, and completes that which is incomplete. Cenab-ı Hak buyuruyor: "O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (1) Allah Teâlâ dertlere derman veren, kırılanları onaran, yoksulları zengin eden, perişanlıkları yoluna koyup düzelten en yüce zâttır. Allah Teâlâ birçok fiilde insana irade vermiş ve hür yaratmış olmakla beraber bütün isteklerini yerine getirmeye mecbur değildir. Dilerse, dilediği anda iradelerini yok eder. Nitekim bir hadiste "Allah Teâlâ kaza ve kaderini yerine getirmeyi istediği vakit, akıl sahiplerinin akıllarını gideriverir ki, kaza ve kaderi onlarda yerine gelsin. Emri yerine gelince de akıllarını onlara geri verir. Böylece de pişmanlık başlar." buyurulmuştur. Dilerse onların akıl ve iradelerini yok etmemekle beraber isteklerinin aksine kendi hüküm ve iradesini zorla üzerlerinde icra eder. Nitekim Allah'tan korkmayan, emirlerine karşı gelmek isteyen âsiler, azaba ve cezaya yanaşmak istemedikleri halde, vakti gelince cezalarını çekmeye mecbur olurlar. Hâsılı Allah Teâlâ'nın mutlak iradesi altında mağlub ve mecbur olmayacak hiçbir şey tasavvur olunamaz. Ey Cebbar olan Allah'ım! Seni tanıyan birinin, herhangi bir iş için başkasından yardım dilemesine şaşarım. Seni tanıyan birinin, senden başka birisine yönelmesine şaşarım. (3) İhlasla " Yâ Cebbar" diye bir müslüman bu isme devam etse, herkes tarafından sevilir, insan ve şeytanın şerrinden emin olur. (4) -------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) Haşr, 23 - Al-Hashr, 23 2) Elmalı Tefsiri, Haşr Suresi, 23. Ayet 3) Tefsiru'l Kurtubi, 10/6771 4) Yüce Allah' (c.c)ın Güzel İsimleri Esmâ-ül Hüsna, Rauf Pehlivan, İstanbul Dağıtım A.Ş. 2002 5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985 6) Islam City
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Azar boncuğu
..Aslı Gibidir..
GencSau Demirbaşı
    
Site puanı: 356
Offline
Fakülte: Okumuyorum
Giriş Yılı: 2000
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 1740
Önemli Olan Dönmek Değil; Bulmak..
|
 |
« Yanıtla #9 : Nisan 29, 2009, 01:13:27 ÖÖ » |
|
Mütekebbir Mütekebbir : Büyüklük ve ululukta tek olan, her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren Al-Mutakabbir : The Majestic who demonstrates greatness in all things and in all ways. Cenab-ı Hak buyuruyor: "O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (1) Kudsi bir hadiste Allah şöyle buyurmuştur: Büyüklük ridam (dış elbise), yücelik ise izarımdır (iç elbise). Bu ikisinden biri üzerinde benimle çekişeni ateşe atarım." Bu durum büyüklük ve yüceliğin Allah'ın kemal sıfatlarından olduğunu ortaya koymaktadır. Diğer varlıkların bu sıfatlara sahip olduklarını iddia etmeleri gerçek dışıdır. Böyle bir iddia onların eksikliğini ve haddi aştıklarını gösterir. (Gazali, 2) Allah büyüklüğünü ve kudretini Kuran'da verdiği örneklerle anlatır. Bu örneklerden bir tanesi Hz. Musa'nın Allah'ı görmek istemesidir. Hz. Musa Allah'ı görmek istemiş, bu yüzden de O'na seslenerek; "Rabbim, bana göster, Seni göreyim" demiştir. Bunun üzerine Allah, "Beni asla göremezsin, ama şu dağa bak; eğer o yerinde karar kılabilirse, sen de Beni göreceksin." diye cevap verir. Allah dağa tecelli edince onu paramparça eder ve Hz. Musa bayılarak yere düşer. Kendine geldiğinde ilk söylediği ise "Sen ne Yücesin (Rabbim)" (Araf Suresi, 143) olur. Hz. İbrahim ise ayetlerde haber verildiğine göre, "Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demiştir. Bunun üzerine Allah, "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır, sonra onları (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak, sonra da onları çağır. Sana koşarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir" (Bakara Suresi, 260) şeklinde cevap verir. Böylece Allah ona büyüklüğünün bir delilini daha gösterir. Allah, Hz. Lut'a da sabah vakti kavminden iman etmiş kişilerle birlikte çıkmasını ve kavmini terk ederken arkasına bile bakmamasını söyler. Sabah vaktinde ise Hz. Lut'u ve yakınlarını kurtararak inkarcı kavmi büyük bir azapla helak eder. Ateşe atılan Hz. İbrahim'e ise ateşi esenlik kılmıştır. Hz. İsa'nın eliyle ölüleri diriltmiş, kör olanları iyileştirmiştir. Denizi yararak Firavun'u ve ordularını suda boğmuştur. Böylece Allah insanlara her olayda büyüklüğünü ve sonsuz gücünün tecellilerinden bazılarını açıkça göstermiştir. Allah her an, her yerde ve her olayda büyüklüğünü ve kudretini açıkça gösterir. Dünya hayatına ve hırslarına dalan insanların üzerine sabah vakti bir kasırga gönderir. Onların oturdukları şehrin altını üstün çevirir ve bir daha oturulamayacak hale getirir. Mallarını, mülklerini ve sahip oldukları herşeyi ellerinden alır. Bir şehri yalnızca yağmur yağdırarak suların içine gömer, birkaç saniye süren bir depremle bir kenti haritadan siler. O'nun azabıyla hareket eden yer, gök, rüzgar ve yağmur uğradıkları şehre görülmemiş bir helak getirirler. O şehrin halkı da Allah'ın sarsılmaz gücüne, büyük bir yıkımla şahit olur. Kuşkusuz Allah Mütekebbirdir. O'nun gücü ve kudreti karşısında, yeryüzünde büyüklenebilecek kimse yoktur; O, önünde secde edilecek tek makamdır. (3) Müslüman, sevap elde etmek ve cezadan kurtulmak için değil, sadece Hak için hakka ibadet etmelidir. Aksi halde yaradılmış olan bir şeyi amaç edinmiş ve buna ulaşmak için hakkı aracı yapmış olur. Oysa Hak ve doğru olan bu değildir. Hiçbir karşılık beklemeden yalnız Hak için hakka ibadet etmek, bütün durumlarda Allah'ı yüceltmeyi, büyüklüğüne içtenlikle saygı duymayı, adi ve alçak olan bütün şeylerden uzak durmayı gerektirir.(2) " Yâ Mütekebbir" Bir kimse karısıyla beraber olmadan önce 10 kere bu ismi okusa ve ondan sonra onunla beraber olsa ona Hak teala hazretleri salih bir zürriyet verir. (4) -------------------------------------------------------------------------------- Kaynaklar: 1) Haşr, 23 - Al-Hashr, 23 2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004 3) Allah'ın İsimleri,© 2005 Harun Yahya 4) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001 5) Islam City 6) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 29, 2009, 03:57:20 ÖÖ Gönderen: KördüğüM »
|
Logged
|
BEKLENEN Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar?
|
|
|
|