hit tracker
Sakarya Üniversitesi Öğrenci Topluluğu
Ağustos 28, 2008, 06:35:53 pm *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Eğitime Destek | 2008 Yardım 1
 
  Ana Sayfa   Forum   Yardım Takvim Duyurular Yonetim Kadrosu Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: “açık”ta Bırakılmış Kadınlar  (Okunma Sayısı 163 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Esed-ül Esved
UZLET
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 267
Offline Offline

Fakülte: Mühendislik Fakültesi
Giriş Yılı: 2007
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 877


Militan


« : Haziran 04, 2008, 04:20:36 pm »

Kalabalıkta özellikle o dikkat çekiyor. Yakası açık bırakılmış, kolları kısa tutulmuş, eteğinin ucu hayli yukarıdan kesilmiş, beli iyice daraltılmış elbisesi değil dikkat çeken. Elbiseden taşan beden parçaları.. O elbiseyi özenerek seçmiş olmalı. “Üzerinde güzel duracak” demiş olmalılar. “Bana yakışacak” diye umutlanmış olmalı. Ama hoyrat bakışlar, elbiseyi değil, elbiseden arta kalan kısımları süzüyor. Öylesine yok gibi ki elbise hepten çıplak kalmak istediğini haykıran bedenin üzerinde “engel” gibi duruyor. Bedenin tamamlayıcı parçası değil, “fazlalık” gibi görünüyor.

Bakılsın diye oradaydı bedeniyle. Bakıldıkça varolacağına inandırılmıştı. Bir tür bakılma açlığı ile donanmış olmalıydı. Farkında olmadan, diğer gözlerin “nesne”si haline getirilmişti. Öyle bir nesne ki, üzerine bakış düşmediğinde karanlıkta kalıyordu. Gözler üzerinde olmadığında kıymetini kaybettiğini sanıyordu.
Gözlerin kayması için açıkta bırakılmış bir bedene, teşhir etme niyeti de eşlik ederse,-bu niyetle bakılanın gözleri de sizin bakan gözlerinize kilitlenmişse- kendi içinde tutarlı bir sahne seyredersiniz. Seyredilmek isteyen bir ruh ve seyredilen bir beden, birbiriyle yan yana, kardeşçe oturuveriyorlardır: Sorun yok gibidir. Ama çıplak bırakılmış bedene, içindeki ruh başka telaşlar peşinde koştururken gözünüz kaydığında, mağdur edilmiş bir beden buluyorsunuz karşınızda. Uçağa yetişme telaşının sardığı, tatilden dönme hüznünün hükmettiği bir ruhun ardı sıra yürüyen, hâlâ daha plaj kıyafetine takılmış bir beden, gözünüzün önünde, birden bire çıplaklaşıyor, topraklaşıyor, et ve kemik soğukluğuna düşüyor. “Açılmış” değil “açıkta bırakılmış” oluyor.

Onu o çıplaklığa özendiren tüketim mekanizmalarıyla paketlenmiş, onu açıklık içinde utanmaktan alıkoyan ısrarlı teşviklere sarılmış bir cesedi sürüklüyor ardı sıra. Kadın bedeninin özellikle sivriltilmiş bir kaç detayına indirgenmiş bir kişilik sergisine icbar edilmiş, zorlanmış, itilmiş oluyor. Özel bir insan olarak yaratılmış, yüzü özel, duyguları biricik, kalbi bi’tane, varlığı müstesna bir kadını, “her kadın gibi” eyleyen, “herhangi bir kadın” gibi “den den”leştiren, sıradan bir serinin modüler parçası kılan sürecin ucuna yerleşiyor: Kalça hareketleri kadar var olan bir kadın. Göğüs dekoltesi kadar öne çıkan bir kadın. Yüzünden çok belden aşağısı muhatap alınan bir kadın. Kişiliği dişiliğine kilitlenmiş bir kadın.

Mağlup, mağdur, mazlum o. Kendi rızasının şimdi ve burada olması bir şeyi değiştirmiyor. Kendi rızasını iptal eden, kendi iradesini unutturan, utanma duygusunu uykuya yatıran hayli uzunca, karşı konulmaz ve sistemli bir ikna sürecinin kurbanı.. Ara sıra, varlığını hatırlatan o kadınsı irade, o utanç duygusu hiç uzamayacak eteğini refleksif bir hareketle çekiştirtiyorsa da ona; nafile. Bedeni üzerine yapışmış gözleri kabullenen, yaban bakışları evcilleştiren bir çaresizlikle oturduğu yerde oturtuyor onu görünmez bir iktidar. Alnına boncuk boncuk dizilmeye hazırlanan utancını müşfik bir el hareketiyle siliveriyor. Bir anda çıplak olarak yakalandığını hissettiği o nadir şaşkınlık anlarında gözlerini kurnazca kapatıveriyor. Sakinleştiriyor onu, uysallaştırıyor, hırçınlığını gideriyor.
Kendinden uzağa düşürüyor kadını çıplaklık. “Kendine özel”, “sahici” ve “sahih” bakışlar arıyor boşuna. Baştan ilan edilmiş bir sadakatsizlik vardır çıplak bedende.. “Bakan sadece sen değilsin ki bana!” “Ben bütün bakışlara açı(ğı)m.” “Bunca bakanım var benim.” “Sen de kim oluyorsun?” Galip gibi duruyor ama mağlup. Zulmediyor görünüyor ama mazlum. Kadir kıymet bilmiyor ama kadir kıymeti de bilinmiyor. Mağdur ediyorken mağdur ediliyor.

“Açık”ta bırakılmış kadın, sırf şehvet üzerinden tanımlanıyor. “İnsan”da olan ama tümüyle “insan” olmayan bir şehvet üzerinde dikelmeye zorlanıyor. Böylece, “dişi” yanı “kişi” yanına galip getiriliyor. Olan “kişi”ye oluyor. Önce ve hep “insan” olan kadın, bedeninin kıvrımlarına sürgün ediliyor, teninin sığlıklarında hapis tutuluyor. Kadın ruhu, kadın bedeninin altında eziliyor.

Örtünmek, kişiliğini dişiliğinin üstüne koymaktır. Kendini sonsuza saklamaktır. Kadınsı merhameti, kadınsı inceliği, kadınsı zerafeti ipekten tüller ardına saklayıp inci gibi büyütmektir örtünmek. “Tesettürsüzlük nedir?” diye sorsaydınız bana, “Kadının dişiliğini kişiliğinin önüne geçiren her haldir” derdim... Bir “kişilik tutulması”... Bir “kadınlık eklipsi”... Ay tutulur ya hani dünyanın gölgesi üzerine düştü diye. Dişiliğin kişiliği gölgede bırakıp kadın ruhunu gözden kaçırdığı bir tür eklips hali bu.. Saçları kapatmaktan fazlası: Kadın ruhunun bedenle kapatılması...
« Son Düzenleme: Haziran 04, 2008, 04:32:32 pm Gönderen: Esed-ül Esved » Logged

UZLET  [ Uzlet-i Gâh ] [ Uzlet-i Güzin ] [ Uzlet-i Nişin ] [ İltizam-ı Sükut ]


abdullah
Çiğ adamı eleştir, düşman olur; olgun insanı eleştir dost olur.
Katılan Üye
****

Site puanı: 58
Offline Offline

Fakülte: Okumuyorum
Giriş Yılı: 2004
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 260

Edep Ya Hû


« Yanıtla #1 : Haziran 04, 2008, 04:34:20 pm »



Örtünmek, kişiliğini dişiliğinin üstüne koymaktır. Kendini sonsuza saklamaktır.


Ne de güzel söylenmiş, paylaşım için teşekkürler.

Vay kendini sonsuza saklamayanların haline!


























Logged
aRmAgEdOr
--->> by eRtaN
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 68
Offline Offline

Fakülte: Başka Üniversite
Giriş Yılı: 2008
Mezuniyet Yılı: 2010
Mesaj Sayısı: 1979


....kaN RevaN içinDeyim...AY TENLİM....


« Yanıtla #2 : Haziran 04, 2008, 04:40:51 pm »

geRçekten öRtünmek benCe kaDına yakışanDır kaDının eşi oLacak kişiye gizemiDir
Logged



Ne oLurSun güzeLim YENİDEN sevSen beni
yaR deyipte sinene saRsan SIMSIKI beni...
..
hamDım..
piştim..
oLgunLaştım..
ve şimdi koLLaRımı sonSuzLuğa açtım..
teşekküRLer tanRım..
naLayha
Takılan Üye
***

Site puanı: 34
Offline Offline

Fakülte: Eğitim Fakültesi
Giriş Yılı: 2003
Mezuniyet Yılı: 2007
Mesaj Sayısı: 127


๔üภ ๏l๔ยк...๒ยﻮgüภ שคгız...уคгıภ...คllคђ ๒เlเг...


« Yanıtla #3 : Haziran 04, 2008, 05:10:20 pm »

Alıntı
“Açık”ta bırakılmış kadın, sırf şehvet üzerinden tanımlanıyor. “İnsan”da olan ama tümüyle “insan” olmayan bir şehvet üzerinde dikelmeye zorlanıyor. Böylece, “dişi” yanı “kişi” yanına galip getiriliyor. Olan “kişi”ye oluyor. Önce ve hep “insan” olan kadın, bedeninin kıvrımlarına sürgün ediliyor, teninin sığlıklarında hapis tutuluyor. Kadın ruhu, kadın bedeninin altında eziliyor.
-----------------------------------------------
Örtünmek, kişiliğini dişiliğinin üstüne koymaktır. Kendini sonsuza saklamaktır. Kadınsı merhameti, kadınsı inceliği, kadınsı zerafeti ipekten tüller ardına saklayıp inci gibi büyütmektir örtünmek.“Tesettürsüzlük nedir?” diye sorsaydınız bana, “Kadının dişiliğini kişiliğinin önüne geçiren her haldir” derdim... Bir “kişilik tutulması”... Bir “kadınlık eklipsi”... Ay tutulur ya hani dünyanın gölgesi üzerine düştü diye. Dişiliğin kişiliği gölgede bırakıp kadın ruhunu gözden kaçırdığı bir tür eklips hali bu.. Saçları kapatmaktan fazlası: Kadın ruhunun bedenle kapatılması...


Çok güzel hazırlanmış bir yazı.. değinilen temalar harika..
Allah razı olsun.
Logged
COMMANDOS
asd
Moderated
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 136
Offline Offline

Fakülte: Diğer
Giriş Yılı: 2007
Mezuniyet Yılı: 2004
Mesaj Sayısı: 2214


Tek Yol Devrim


WWW
« Yanıtla #4 : Haziran 30, 2008, 09:47:12 am »

Olur mu hocam şimdi kadınlar açıkta bırakılmazlarsa kim bakacak onlara :S
Logged

Devrim'e yardım kampanyası;

Bundan böyle Devrim abimde mübarek bir insan olsun dedim. Ve onunda hacı olması gerektiği kanısına vardım. Bu sebeple Devrim'i Küba'ya, haccını ifa etmesi için gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Bilmem sizler ne düşünüyorsunuz?

Go Devrim Küba.


Saygılar COMMANDOS.
ProKSima
__yorumsuz üye__
GencSau Demirbaşı
******

Site puanı: 104
Offline Offline

Fakülte: Eğitim Fakültesi
Giriş Yılı: 2006
Mezuniyet Yılı: 2010
Mesaj Sayısı: 1677



« Yanıtla #5 : Haziran 30, 2008, 10:22:51 am »

çok güzel bir konuya değinmişsin tabiki bayanlar kendilerini saklamayı bilmeliler ama günümüzde bunu başaranlar çok az kanımca hmm
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!